Kedi Nedir


Mangal keyfinin farklı bir versiyonu

"Kedi nedir?" veya "Kedi ne değildir?

Bu  ve benzeri pek çok sorunun kedi severler tarafından cevabı farklı olsa da, tartışılmayan bir gerçek var.

Köpeklerin efendileri, kedilerin ise çalışanları vardır.

Bu konuda zapt olunmuş bir fani hissiyatıyla -çalışandan çok daha ileri boyutta-  azat kabul etmez bir köle olduğumun kanıtı: site içinde değişik tarihlerde kediler üzerine yazdığım yazılarımdır.

Çoğu zaman onlara "oğlum" veya "kızım" diye hitap ederken, büyük acımı da içtenlikle duyurduğumu anımsıyorum. Bkz:

(...) 

Bir yıldan fazla bir zamandan öte  "Kedileri üzerine bir yazı yazmam gerekiyor" diye içimden geçirip duruyordum.

Süreç içinde her geçen gün -yüreğimde- bu gecikmeden doğan bir vicdan azabı baskısının yanı sıra,  çektiğim kedi fotoğrafları o kadar çok çoğaldı ki, ipin ucu iyice kaçmadan "başlamalıyım" diye düşündüm.

Bu arzumu hayata geçirmenin ne denli zor olduğunu ise, ancak  masa başına oturunca fark edebildim. 

Aklım sıra iş plânı yaptım. Ortaya acilen çözülmesi gereken bir dizi problem çıktı. 

Son dokuz sene içinde çektiğim yüz binin üstündeki fotoğrafın içinden özellikle kedi fotoğraflarını ayıklanması gerekiyordu.

Fotoğrafların hangi tarihte çekildiği o karenin arka plânında görülebiliyor. Ama daha  önemlisi "kim kimdir"i (!) anımsayabilmem...

Çamlıdere'ye yerleştiğim günden bu yana  var olan kedilerden başlayarak çoğalan büyük bir popülasyon var.

Kim kimim kızıdır, babası kim, oğlu kim, iyi kötü biliyorum.

(...)

Kafamdaki plâna göre çoğu zaman yaptığım gibi önce kedi üzerine yazılan kitaplardan erişebildiklerimi toplama yönünde bir çaba saf ettim.

Kim, kediye hangi bakış açısı ile yaklaşıyor? Yalnız olmadığımı biliyorum ama bir de olsa yoklama (!)  almak iyidir diye düşünüyorum.  

Kitapçıları tek tek dolaştım. Yayınlanan 19 kitaptan 11 tanesine eriştim. Bulamadıklarımı da "akılda kalsın" diye fotoğraflarını bir araya getirdim.

Kediyi tutku mertebesinde seven büyük bir hayvan sever grubu olduğunu biliyorum. 

Kedilerle yakın zaman dilimi içinde yaşadığım olayları da bu yazı dizsinin içine yerleştirebilirsem benim için “Bundan iyisi Şam’da kayısı” denebilir.

    

     

    

        

   

 

 

Hayatın sıkıntısından  iki şeyle uzaklaşabilirsiniz: Müzik ve kediler (Albert Schweitzer)

İşe bu bakış açısı ile başladım.

Kediler üzerine yazılan kitaplardan birinci sıraya Desmond Morris'in kitabını yerleştirmek isterim. Onu yeterince tanımayanlar için internet üzerinden bulduğum kısa bir özgeçmişini  sunuyorum.

"Desmond Morris, 1928 yılında Wiltshire'da dünyaya gelmiştir. Birmingham Üniversitesi'nden Zooloji lisans derecesi ile mezun olduktan sonra, Oxford Üniversitesi'nde doktora yapmıştır. 1959 yılında Londra Hayvanat Bahçesi müdürü olarak çalışmaya başlayan Morris, bu görevini sekiz yıl süreyle sürdürmüştür. Tüm Dünyada milyonlarca satan Çıplak Maymun adlı kitabını bitirinceye dek yedi adet kitap ve birçok bilimsel çalışmaya imza atmıştır. Desmond Morris, insan ve hayvan davranışlarını inceleyen birçok televizyon programı ve filmin de yapımcılığını üstlenmiştir. Kendisinin hem yetişkinler hem de çocuklar tarafından sevilmesini sağlayan kolay anlaşılır üslubu, onu günümüzün en ünlü tabiat tarihi program yapımcılarından biri haline getirmiştir. Morris aynı zamanda son derece başarılı bir sanatçıdır." 

Konumuz kedi ise, bu dili öğrenmenin alfabesi de aşağıdaki kitaptır. Hiç şüpheniz olmasın.  Kedinin bilinen 3500 yıllık yaşam öyküsünün nasıl geliştiğini öğreneceğiniz bir rehber kitaptan bahsediyorum.

Kedi hakkında merak edip de yanıt bulamadığınız soruların basit karşılıklarını öğrendiğinizde çok şaşıracaksınız. 50 senedir kedi beslerim ben her şeyi bilirim fikrine sakın ola ki saplanmayın derim. Mahcup olursunuz.

Kendinizi test edebilmeniz için kitaptan bir kaç örnek soru örneği sunabilirim.

Örneğin:

Kedi niye mırlar?

Kedi niye tıslar?

İngilizcede dişi kediye neden kraliçe denir? 

Kedi neden sahibine fare getirir?

Tekir öğretmen (Çamlıdere'de iki kere fare, bir kere de kuş getirdi.)

 Kedilerden nefret eden insanlar bir dahaki sefer dünyaya fare olarak gelirler. (Anonim)  

İngilizcede dişi kediye neden Tom denir?  

Kedi yavruları öldürmeyi nasıl öğrenir?

Kediler neden kavga ederler?

Kedi sahipleri neden diğer insanlardan daha sağlıklıdır? şeklinde toplam 59 soru, 151 sayfada yanıtlanmış.

İlgi alanınız "yabanhayatı" ise onun Desmond Morris'in eserlerini okumak "kaçınılmaz olsa gerek" diye düşünmekteyim. 

Bu yazımda ayrıca kediler hakkında söylenen özlü sözleri de çektiğim kedi fotoğraflarının altında kullanacağım.

Bazı sözlerin de sahiplerini bulamadım. Onların altına da ister istemez anonim diye yazmaktan başka bir seçenek yok.

Çamlıdere'de birlikte yaşamaktan büyük haz duyduğum kedilerim.  

Bu ön bilgilerden sonra size Çamlıdere'de birliktelik yaşadığım kedilerimi tanıştırabilirim.

Üstad erkek. Bir yaşından sonra gurbete çıktı. Yılda bir iki kere de  olsa ziyaretime geliyor. Çok sağlıklı ve dominant bir karaktere sahip.  Geçmişi anımsadığını bana vücut dili ile anlatıyor.

Bacaklarıma sürünürken dikleşen kuyruğunu titretmesi: kötü  hatiplerin verdiği konferansların pek çoğundan daha anlaşılır ölçüde... 

Az,  öz ve çok daha anlam yüklü...

Sürekli smokin giyen bu kedim farklı duruşu ve tavırları ile ismini fazlası ile hak ediyor

Üstat

Birçok filozof ve kedi tanıdım, kedilerin bilgeliği daha üstündü. (Hippolyte Taine)

Kış yaklaşırken doğan yavruların yaşama olasılığı çok zor. Hele hele Çamlıdere gibi kış şartlarının zor geçtiği  bir yerde bu şans çok daha az.

Bir diğer zorluk da kedilerin beni çözmesi!  Onlara olan zaafımı biliyorlar. Kendi aralarında "mırıldanarak" "bu açığımı bilenler bilmeyenlere anlatıyor" diye düşünüyorum.

 Köpekler çağırılınca gelirler, kedilerse mesajı alırlar ve sonradan size dönerler (Marty Bly)

Pakize  ile 2014 yılının sonlarına doğru tanıştım  Her sene iki kere hamile kalınca ister istemez dikkatiniz ona odaklanıyor.

Mayıs veya haziran aylarında  doğum olursa -ki bu normal olanıdır- onları sevinçle, heyecanla ,gülerek karşılıyorum.

Kışa girmeye yakın doğan yavruları görünce de perişan oluyorum. Yeni doğan yavruların kışa dayanabilmesi çok zor. 

Örneğin 2014 sonbaharında karnı kocaman olan Pakize bir gün aniden ortadan kayboldu.

Aradan birkaç gün geçtikten sonra sabah kahvaltısında onu yeniden gördüm. Manken gibi incecik kalmış! Telaşlı tavrı doğum yaptığının bir delili. Karnını doyurur doyurmaz bahçenin içine doğru koşarak uzaklaştı..

Ne yaptıysam olmadı. Yavrularını öyle bir yerde saklıyordu ki onları asla bulamadım. Tek bir şey yapabilirdim!.. Yemek saatlerinde ona ayrıcalıklı davranmak. Öyle de yaptım.

Ertesi gün sabah kahvaltısına (!) geldi ve o da bunu hemen fark etti. Bir anda aramızda yazılı olmayan bir anlaşmanın  farklı iki tarafı olmuştuk.

Arkadaşları bahçe (!)  katında  tabldot için sıraya girerken o kendisi için  ayrılan teras (!) katında neredeyse alakart diyebileceğimiz özel bir menünün  keyfini çıkartıyordu.

Ben mesaj verebilmenin,  o ise seçilmiş olmanın keyfini yaşıyordu.

Aradan uzunca bir zaman geçse de, yediği her lokmanın yavruları için süt olacağını düşünerek yaşadığım hazzın ölçüsünü halen ifade etmekte zorlandığımı söyleyebilirim.

"Bu duygu nereden filizleniyor" diye kendimi sorguladığım zaman karşıma çıkan:

"Yaşatmak için sarf edilen çabaların zorluğu, sabır  ve  empati  ile harmanlanan bir mücadele süreci sonunda duyduğum küçük volümlü  bir "miyavvv" sesi" diyebiliyorum. 

-!..

Arı su saflığında... Ucuz, temiz, candan ve dolu dolu... 

Pakize

Kediler esrarengiz canlılardır, akıllarından bizim tahmin ettiğimizden çok daha fazlası geçer. (Sir Walter Scott)

Aradan 1 aya yakın bir zaman geçti. Bir gün aile fertlerini tek tek de olsa görmeye başladım. Kapımın tam karşısında iki site arasına sıkışmış sık çalılı, kayalık yürümeye bile müsait olmayan kapalı bir alan var.

Geçen seneki yavruların kamp dönemi 

Yavrularını metruk bir evde doğurmayı yeğleyen kediler bir süre sonra yazlığa taşınır gibi tüm yavrularını bu alana getiriyorlar ve eğitim kampı tadında bir geçiş süresi burada yaşanıyor. 

Bu döngüyü çok sayıda izledim. 

Anımsadığım kadarı 2013 yılının sonlarında yavrularını bu sahaya getiren bir annenin gözetiminde onlar için "survivor" tadında bir yarışma düzenlemiştim.  

Bu da zamansız bir doğum süreciydi. Kısa süre sonra kış geliyordu.

Ekim ayının başında kamp alanına gelen yavruların hayata tutunabilmelerini sağlamak maksadı ile diğer kedileri tıka basa doyurduktan sonra öncelikle bu ekip için  farklı bir beslenme programı uyguladım.

Zaman daralıyor kış geliyordu. Onlar, kendilerine olan ilgimi çabuk fark ettiler. Bana yanaşmıyor olsalar da uzaklaşmaya da niyetleri yoktu. Onları daha yakından izlemek için gayret sarf etmeye başladım.      

Onlar da beni...

Baldamlası

Üç kardeş olmalarına rağmen Baldamlası her hali ile "ben farklıyım" diyordu.

Telin arkasına attığım ciğer veya taşlıklardan bazıları çalılara takılınca önceleri ikimiz de üzülmüştük. Daha sonraları Baldamlası bunları tek başına yemenin kolaylığını keşfetti ben de onu izlemenin...   

Nereye oturacağını biliyor

Neyi nasıl çekiştirmesini de...

Baldamlası çok kısa bir sürede "telörgü" ile "bistro" arasındaki benzerliği keşfetmiş olacak ki, ciğer parçalarını alıp yere inme işini terk etti.  Öyle bir sürece girdik ki o yemek saatlerinde mamasını tel örgüye çıkarak beklemeye başladı.

Bu fotoğraf açısından benim de işime geldiği için kasım ayının ortasına kadar bu uygulamayı sürdürdük.   Zaman zaman hamsi veya istavrit seçenekleri yemeğe ayrı bir heyecan kattı. 

Kedimizle oynarken, o mu bizi eğlendiriyor, yoksa biz mi onu eğlendiriyoruz kim bilebilir? ( Montaigne)

Çırak Pakize'nin 2014 yılının birinci sürümünde doğdu. Anneye hiç benzemiyor. Kardeşleri de sarı. Genel olarak çok sakin, çok sevecen. Keyfine düşkün muzip bir mizacı var.

Ev odaklı yaşamayı sevdiğini her kapı açılışında içeri sızma girişiminden anladık. Kardeşi Tekir ile işbirliği yapan Çırak görüldüğünün aksine çok sevecen bir kedi. Mırlama düğmesine bir kere dokunmak fazlası ile yeterli...

Onu kucağıma almak için enselediğimde (!) hemen klasik şarkısını söylemeye başlıyor.       

Çırak 

Sanatçılar kedi sever, askerler köpek. (Desmond Morris)

Evin önünü asla terk etmeyen bu ikiliyi çoğu zaman uyurken görebiliyorum. Soldaki  Tekir, Çırak'ın kardeşi. Onun sağındaki ise 5 kardeş. Dördü siyah, biri sarı. Yanılmıyorsam anneleri Pakize'nin de annesi. 

  

 Her "miyav" kalpten gelen bir mesajdır (Stuart McMillan)

Pakize ve çocukları 

Küçük tüylü yaramazlar yalnızca bütün duygularınızı boşalttığınız derin, çok derin kuyulardır. (Bruce Schimmel)

Eğer kedimden önce ölürsem, küllerimden birazcık onun mamasına konmasını istiyorum, böylece onun içinde yaşamaya devam edebilirim. (Drew Barrymore)

 

Çırak ve kardeşleri 

Kedinin kalpsiz olamayacak kadar derin bir ruhu vardır. (Ernest Menault)

 Kediler doğanın başyapıtıdır. (Leonardo da Vinci)

Minicik bir kedi yavrusu bir sanat şaheseridir. (Leonardo da Vinci)

Petek

Leblebi

Kestane adlı kedimin 8 sene evvelki yavrusu 

Kediler, seçilmiş arkadaşlardır. (Norman Corwin)

Bir kediyle geçirilmiş zaman asla vakit kaybı değildir. (Sigmund Freud)

Bu yazıyı özellikle kış aylarında ev hayvanlarının yaşadıkları zorlukları anlatmak için kaleme almak istedim. İnsanlar var olan bu durumu bilmiyor mu?

Bilen var. Yanlış bilen var. Kayıtsız kalanlar ise çoğunlukta. Sorun da bu...

Pakize ve yavrularını ister istemez kasım ayının birinci haftası sonunda terk ettim. 

Dokuz senedir barındıkları metruk ev kapılarını onlara kapattı. Problem de bu aşamada ortaya çıktı.

Sayıları 20 den fazla irili ufaklı kedim en az 5 ay için kış şartlarında nerede ve nasıl barınabilirdi?

-!..

Geçen sene ekim ayının son haftası içinde yaşadıklarımı gelecek yazımda sizlerle paylaşacağım.

Bir kedinin babası olmak kolay değildir

                                                 (B. L. Diamond)

              23 Şubat 2015 / ANKARA

Gelecek yazı

Apart Otel!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı 2369 kez okundu...