Yeni bitirdiğimiz yüzyılda dünyamızda ve yaşamımızda büyük değişiklikler meydana geldi. Bu değişikliklerin çoğunun arkasında 19. yüzyılda geliştirilen imalât teknikleri yatmaktadır. Silâh gelişiminin öncüleri arasında ise Daniel Baird Wesson ve Horace Smith isimlerine, silâha meraklı olmayan bir çok kişi dahi aşinadır. Hiç değilse, marka olarak kullanılan hallerinde; “Smith & Wesson”.

 

Bu kişiler kaliteli mamullerin yüksek miktarda üretimi için her bir mamul parçasının benzerleri ile değişebilir olması gereğine inanmışlardı. Günümüzde bu fikir çok basit ve aşikâr gözüküyor. Ne varki, o günlerde silâh imalâtı, üretilen her bir birimin usulünce çalışması için ferdi  ustaların küçük atelyelerde bilfiil çaba sarfettiği bir uzmanlık dalıydı.

 

Yeni üretim prensiplerinin silâh imalâtına uygulanması zamanı gelmişti. Amerika’nın batısı, Kızılderili savaşlarının devam ettiği bir sınır bölgesiydi. Sonunda bir  iç savaşa yol açan gerilim ve huzursuzluk ise 1852’de dahi belirginleşmişti. Silâh üretimi kârlı bir iş haline geliyordu. Pennsylvania, New Jersey, New York ile New Hampshire, Massachusetts, Connecticut ve Rhode Island gibi “New England” eyaletlerinde  onlarca silâh yapımcısı faaliyet halindeydi.

 

Rekabetin tamamen farkında olan Daniel Wesson ile Horace Smith ise kendi ileri  fikirlerine göre uygulanacak üretim teknikleri ile imal edilecek üstün bir revolverin rakip silâhların önüne geçeceği inancındaydılar.

 

Her ikisinin de mekanik kabiliyetleri olması doğaldı. Daniel’in babası Massachusetts’in Worcester kentinde bir saban/pulluk imalâtçısıydı. Horace Smith’in babası Silas ise Springfield Silâhhanesi’de çalışmak için 1812 yılında o kente gelen bir marangozdu. Horace da aynı Silâhhanede 18 yıl çalışmış ve “usta silâh yapımcısı” payesini kazanmıştı.

 

Daniel 18 yaşındayken babasının saban atelyesinde çalışıyordu. Ağabeyleri Frank ve Edwin ise silâh yapımı ile uğraşıyorlardı. Babaları Rufus Wesson şiddetle Daniel’i silâh merakından caydırmaya çalışıyordu.  Hatta bu yüzden oğlunun yirmi bir yaşına kadar saban atelyesinde çalışmaya devam etmesini, aksi taktirde ancak yüz elli dolar tazminat ödeyerek bu hizmetten affolunacağını söylemişti. Bu para o zamanlar için oldukça yüklü bir meblâğ olmasına rağmen Daniel ödemeyi yaparak Northboro kentinde büyük ağabeyi Edwin’in yanına gitti ve 1843 yılında çıraklığa başladı. Ağabeyinin 1850 yılında ölümü üzerine Daniel, Worcester’de silâhçı ustalığı yapan Thomas Warner ile bir ortaklık kurdu. Daha sonra silâh yapımında ağabeyi Frank ile birlikte çalıştı. Bir süre ise Massachusetts’in Charlestown kentinde “Leonard Tabanca İmalât Şirketinde” çalıştı. 1851’de ise Worcester’de Allen ve Luther firmasındaydı. Orada iken Horace Smith ile arkadaş oldu. Bu zamana kadar her ikisi de o zamanın silâhçıları, mamulleri ve üretim usulleri hakkında epeyi bilgi sahibi olmuşlardı. Ayrıca, Springfield Silâhhanesindeki mesaisi dolayısıyla Horace Smith’in silâhlarda kullanılacak patlayıcı maddeler hakkında da bilgisi vardı.

 

Yeni bir silâh geliştirme yönündeki ilk çabaları şarjörlü bir tabanca idi. Bu silâh son şeklini aldığında “Volcanic Pistol” olmuştu. 1852 yılında bu tabancanın imalâtına başlamak üzere “Smith and Wesson” ortaklığını kurdular. Geliştirdikleri silâhın mevcut tüm modellerden daha üstün olduğuna inanıyorlardı. Modern silâhların gelişmelerindeki rolleri, tabancalarında kullanılan mükerrer atış prensiplerine dayanmaktadır. Ayrıca, silâhta kullanılan cephane de o zamanlar kullanımı yaygın olan ağızdan dolma silâhlarınkinden farklıydı.

 

1848 Yılında Walter Hunt “roket mermi (rocket ball)” adını verdiği bir fişek icat etmişti. Bu fişeği çok beğenen teknisyen Lewis Jennings ise bu fişeği kullanabilecek bir silâh geliştirdi. Silâhına “İradeli Tekrarcı (Volition Repeater)” adını verdi (bahsi geçen “tekrarcı” veya “tekrarlayıcı” sözcüğü ateşli silâhlarla ilgili kullanıldığında dilimize “mükerrer atışlı” olarak geçti A.K.).

 

 H. SMITH & D. B. WESSON adlarına 14 Şubat 1854 tarihinde verilen “ŞARJÖRLÜ TABANCA” patenti.

 

 
Bu silâh .54 kalibre (13.7mm)  olmasına rağmen oldukça güçsüzdü ve çok da karmaşık bir mekanizması vardı. Silâhın satışları pek parlak değildi. Smith ile Wesson ortaklıklarını bu silâhın potansiyeli olduğunu düşünerek kurmuşlardı. Mekanizmayı geliştirerek .31 kalibrelik (7.9mm) bir “cep” boyu  ile .41 kalibrelik (10.4mm) bir “bahriye” boyu tabanca imal ettiler. “Volkanik Tabanca (Volcanic Pistol)” adıyla piyasaya çıkan silâhları her bakımdan Jennings’in tüfeğinden üstündü. Ne varki, fişekler tabanca için bile çok güçsüzdüler. 1855 Senesinde 27 ortaklı yeni bir şirket kuruldu. Çeşitli mesleklerden gelen ortaklar arasında Oliver F. Winchester adında bir gömlekçi de vardı. Varılan bu noktada Smith ile Wesson’un eski şirketlerindeki ortakları Courtland Palmer şirketten ayrıldı. Horace Smith ve Daniel Wesson da şirketten ayrılmayı düşünüyorlardı. Bu düşüncenin sebebi .22 kalibrelik (5.6mm) mükemmel cephane kullanan yeni bir mükerrer atışlı tabanca geliştirmek için büyük plânlar yapmış olmalarıydı. Gerçekleştirmiş oldukları gelişme sayesinde 1854 yılında “Maryland Mekanik Sanatlar Enstitüsü (Maryland   Institute  of Mechanical Arts)” tarafından altın madalya ile ödüllendirildiler.

        “Volkanik” tabanca fazla satılmadı ve şirket iflâsa sürüklendi. Oliver Winchester ise B. Tyler Henry ile anlaşarak yeni bir şirket kurdu. Henry 1860 yılında .44 kalibrelik çevre ateşlemeli bir fişek geliştirdi. Bu buluşu, yeni fişeği atabilecek şekilde tasarlanmış ve güçlendirilmiş “volkanik” mekanizmalı “Henry” tüfeği takip etti. Mekanizmanın yanına açılan bir doldurma deliği ve namlu altındaki şarjör borusunu koruyacak bir el kundağı ilâvesi ve bazı kozmetik değişikliklerle 1866 yılında ilk Winchester piyasaya sürüldü.

 

Bu arada, 1857 yılında Smith ve Wesson ilk kuyruktan dolma çevre ateşlemeli ve mükerrer atışlı bir tabancayı imal etmeye başladılar. Silâhın çerçeve üst arkasında bir menteşesi vardı ve silindiri taşıyan namlu kısmı arkaya ve yukarı doğru kırılıyordu.

Tabancanın silindirik atım yatağına boydan boya açılan delikler sayesinde daha önce başka silâhlarda kullanılan döner atım yatağı grubu gerçek bir fişek yatağı grubuna dönüştü. Üstelik Rollin White adına alınan “boydan boya delik silindir” patenti öyle kaleme alınmıştı ki, uzun yıllar başka bir kişi veya şirket bu özelliği taşıyan bir silâh üretemedi.

 

1860 Yılında Springfield kentinin Stockbridge Sokağında daha büyük bir fabrika kuruldu. 1862’de ise .32 kalibrelik bir tabanca yapılmaya başlandı.

 

 

1864 Senesi geldiğinde ortaklar askeriye için daha büyük çaplı bir tabanca gerektiğine karar verdiler. İç Savaş sebebiyle tasarım ve üretim biraz yavaş gerçekleşti. 1869 Yılında piyasaya çıkan tabanca “.44 Amerikan Modeli (.44 American Model)” güçlü bir merkezi ateşlemeli fişek atabilen ilk tabancaydı. Bu sayede firmanın prestiji çok yükseldi. Yeni modelin “menteşesi” silindir önünde çerçeve altındaydı ve namlu-silindir grubu öne ve aşağı doğru kırılıyordu.

 

Aynı senenin yazında Amerika’yı ziyaret eden Rusyalı Grand Dük Alexis, meşhur “Buffalo Bill” Cody tarafından bufalo avına çıkartıldı. Cody .44 lük Smith ve Wesson Amerikan Modeli tabanca  kullanıyordu. Grand Dük Doğu’ya döndüğünde hem Bufalo Bill hem de kullandığı güçlü tabancanın performansı ile etkilenmişti.

 

Derhal Springfield’a gidip Rus Ordusu için biraz tadil edilmiş bir tabanca tipi üzerinde anlaştılar ve derhal sipariş verildi. “Rus Modeli (Russian Model) Smith ve Wesson” doğmuştu. Müteakkip beş yıl içinde takriben çeyrek milyon tabanca üretilip Rus İmparatorluk Ordusu kullanımı için sevk edildi.

 

Horace Smith 1874 yılında şirketteki hisselerini D. B. Wesson’a satıp emekliye ayrıldı. Bu tarihten sonra Wesson ismi şirkette yaygınlaştı. Daniel’in üç oğlu şirkete girdi.

 

 

İlk “çift hareketli (double-action)” veya “sağmal tetikli” Smith ve Wesson 1877’de yapıldı. “Tek hareketli (single-action)” tabancalara üstünlüğü kısa zamanda ispatlanan bu tip silâhlardan ilk üç yılda 25,000 adet, 1880-1884 arasında ise 94,000 adet üretildi.

 

1911 Senesine kadar yarım milyondan fazla kırma çerçeveli çift-hareketli tabanca üretilmişti. Bu tarihte bahsedilen tip silâhların imalâtından vazgeçildi.  İlk olarak 1899’da yapılan .38 kalibrelik “el ejektörlü (hand-ejector)” tipi “Ordu ve Polis Modeli (Military and Police Model)”  tabanca  masif çerçeve yapısı ile daha güçlü olan “.38 Special” fişeğinin kullanımına imkan tanıyordu.

 

1907 Yılında yapımına başlanan .44 kalibrelik “el ejektörlü (hand-ejector)” model 1917 senesinde özel bir “yarım ay” kelepçe ile .45 ACP fişeğini kullanabilecek şekilde tadil edilerek “Model 1917”  tanımıyla ABD Ordusuna beylik silâh olarak alındı (Model 1911 Colt otomatiğe ilâveten). II Dünya Savaşı sırasında hemen hemen tüm Müttefik silâhlı kuvvetlerince kullanıldı. Bu silâh “1950 Askeri Modeli” olarak uzun yıllar üretimde kaldı. Hala, ara sıra isteğe göre tekrar üretilmektedir.

 

 

Smith & Wesson adı hemen her yerde tanınırken 1935 yılında bilhassa polis kullanımı için “.357 Magnum” fişek ve tabanca piyasaya çıktı. Bunu 1955 yılında .44 Magnum ve 1964 yılında .41 Magnum tabancalar takip etti.  

 

Smith & Wesson tabancalarının  −ister toplu olsun ister otomatik−  sağlamlığı, işçiliği, dayanıklılığı, güvenilirliği için her hangi bir şey yazmak gerekmez. Israrla kullanan askeri ve diğer resmi kuruluşların tercihi zaten bunların ispatıdır.

 

1967 Yılında,  Smith & Wesson şirketi Bangor Punta Corporation tarafından devir alınınca, Daniel B. Wesson’un torununun oğlu olan Daniel B. (kısaca Dan) Wesson ayrılarak kendi şirketini kurdu; Daniel B. Wesson Company. Oldukça enteresan, değişen namlulu, değişen kabzalı, bir çok yenilik içeren tabancalar imal edip, “Dan Wesson” markası ile  satışa sunuyorlar.

 

(Bu bir nevi Smith & Wesson aile/şirket tarihçesi olduğu için silâhlarının özelliklerine  girmedim. Eğer bu yazıyı merak etmiş ve okuyorsanız, Smith & Wesson hakkında başka bir şey söylemem veya yazmam gerektiğini de sanmıyorum. Markanın güncel bilgileri bir çok kaynaktan bulunabilir. Ben sadece hem başlangıcı hakkında biraz bilgi vermek hem ne kadar de günümüzde her biri ayrı ve meşhur markalarla tanınan Smith & Wesson ile Winchester gibi markaların bir zamanlar bir biriyle ne kadar ilgili olduğunu anlatmak istedim.   Benzer ilişkiler diğer bir çok silah firması arasında da mevcuttur. A.K.)